Eskişehir’de Cumhuriyet’in 103. yıl dönümü vesilesiyle icra edilen resmi kutlama programında, şehit aileleri için ayrılan oturma düzeni büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Tören alanında şehit yakınlarına protokolün arka sıralarında yer verilmesi, evladını vatan uğruna toprağa veren bir şehit babasının haklı isyanına neden oldu.

2015 yılında bölücü terör örgütü mensuplarıyla girilen çatışmada şehit düşen Jandarma Uzman Onbaşı Şükrü Şahin’in kıymetli babası Alişan Şahin, tören esnasında kendisine ve diğer şehit ailelerine reva görülen konuma sert tepki gösterdi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin fedakar mensuplarının geride bıraktığı en değerli emanetler olan ailelerin hak ettiği ihtimamı görmediğini savunan Şahin, yaşanan duruma resmi makamların huzurunda tepkisini dile getirdi.
‘Hani Hatırlanıyorduk, Hani Baş Tacıydık?’
Tören alanındaki protokol düzenlemesini şiddetle eleştiren ve şehit yakınlarının dışlandığını belirten Alişan Şahin, yetkililere şu çarpıcı sözlerle seslendi:
“Bizi neden köşeye itiyorsunuz, nasıl protokolmüş böyle? Ben onurlu şehit Şükrü Şahin’in babasıyım. Böyle bir yanlış olmaz! İnsanın bir yere kadardır sabrı. Hani hatırlanıyorduk? Hani baş tacıydık? Hani yüreklerimiz yanıyordu? Böyle mi yanıyor?”

‘Ben Bir Oğlumu Vermişim Bu Vatan İçin’
Vatan savunmasında can veren kahramanların ailelerinin seslerini duyurmakta güçlük çektiğini vurgulayan acılı baba, milli birlik ve beraberlik vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Ben burada haykırmazsam başka yerde sesimizi duymazsınız, sahip çıkılmaz. Yazıklar olsun. Ben bir oğlumu vermişim bu vatan için. Ocağım söndü benim. Ama yine dedim ki vatanım, milletim sağ olsun.”
Şehit babası Alişan Şahin’in gösterdiği bu haklı tepki, milli bayramlarda ve resmi törenlerde şehit ailelerine tahsis edilen protokol sıralarının yeniden gözden geçirilmesi ve gereken hassasiyetin gösterilmesi hususunu kamuoyunun ve yetkili makamların gündemine taşıdı.
Kaynak: Cumhuriyet
